logo

Meme Kanserinde yaklaşımım


(son gelişmeler ve 35 yıllık tecrübe eşliğinde)




MEME KANSERİ:


Meme kanseri, meme kanallarındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına denir. Bazı hücreler hızlı çoğalır , kitleler hızlı büyür; bazı hücreler yavaş çoğalır , kitleler yavaş büyür hatta uzun süre ayni sekilde kalabilir. Oluşan kitleler kanserin cinsine göre kısa veya uzun süre sadece meme dokusunda kalırlar, lenf bezlerine veya vücuda yayılmazlar.


Memede oluşan kanser lenf kanalları yoluyla koltuk altı lenf bezlerine gidebilir, vücuda yayılmadan uzun süre koltuk altında kalabilirler.


Bazı meme kanseri tipleri ise kan yoluyla kemik, akciğer , karaciğer veya beyin gibi organlara gidebilirler.



EVRE:


Tümörün büyüklüğü ve koltuk altı lenf bezlerine göre hastanın hangi evrede olduğu tespit edilir. Günümüzde önemi zayıflamıştır, kanserin cinsi daha önemlidir. Ancak tedavi seçimini yaparken hem evre, hemde cinsi birlikte kullanıp, tedavi seçimini yaparız.


6 evreden söz edebiliriz. 0. evresinde koltuk altı lenf bezlerine ve vücuda yayılma riski yokken , evre yükseldikçe, artan oranda değişik yerlere yayılma riski ortaya çıkar. Evre I, Evre 2A, Evre 2B erken evre , yani yayılma riski az olan grup diyebiliriz.. Evre 3A, Evre 3B, Evre 4 daha ileri dönemdir.


Kanserin kişide nasıl seyredeceğini sıklıkla cinsi belirler.


Hastalığın nasıl seyredeceğini kesin olarak söylemek imkansızdır. Tıp camiasına , kendi tecrubelerimize ve hastaya ait patolojik bulgulara (Tümör çapı, Grade, Lenfovasküler invazyon, Aksiller lenf bezlerinin durumu, Tümörün cinsi ) dayanarak hastalığın tekrarlama ihtimalini tahmin ederiz.


**Doktorlar arasında bu ihtimali tahminde farklılıklar olabilir.



KANSERİN CİNSİ:


Kanserli dokunuzdan yapılan inceleme ile (özel boyamalarla-genetik bazı metodlarla) patolog tarafından bize bildirilen,

4 cins tümör bulunmaktadır. Bu tipler kanserli dokuda Östrojen, Progesteron , Cerb B2 ve Ki 67 durumunu ortaya koyan boyamalarla ortaya konmaktadır.


1- Luminal A,

2- Luminal B,

3- Triple negatif,

4- Cerb B2 +++ tümörler.



TEDAVİ:


3 tür tedavi yöntemi kullanıyoruz.


1-CERRAHİ

2-KEMOTERAPİ, HORMONOTERAPİ , AKILLI İLAÇ

3-RADYOTERAPİ


Hangi tedaviyi önce, hangisini sonra kullanacağımıza hastanın durumuna ve tetkiklerine göre karar veriyoruz.


Ek önlemlere (adjuvan veya neo-adjuvan dediğimiz) kanserin yukarda saydığımız tiplerine ve evrenize göre karar vermekteyiz.





Ameliyat yöntemi seçiminde :


- Hastanın yaşı

- Tümörün tek odak-çok odak olması, memede geniş yer kaplayıp kaplamaması

- Radyolojik bulgular (mamografi-ultrason-MR) - Ailede meme - over kanseri olup olmaması - Meme yapısı rol oynar.


***Bu tür durumlar göz önünde bulundurularak



Güncel tedaviler ile hastaların %95' ini başarıyla tedavi etmekteyiz. Çok tecrübemiz olmakla birlikte küçük bir grupta maalesef hastalıkta tekrar olabilmektedir. Bu hastaları da erken yakalayarak tedavilerini başarıyla gerçekleştirebilmekteyiz.


Yukarda okuduklarınız GENEL bilgilerdir.

Kendi tedaviniz için için ne gerekeceğini Doktorunuz size anlatacaktır.

Sizler doğru ekibi ( Bizim ekibimiz - İstanbul Tıp Fakültesi Meme Grubu- en deneyimli ekiptir) bulup teslim olmalısınız. Detaylara girerek , internetten , çevrenizden veya deneyimi olmayan doktorlardan aldığınız eksik bilgilerle yanlış kararlar vermemelisiniz .



MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ :


Aile öyküsü, genetik yatkınlık

Aşırı Alkol tüketimi

Aşırı Stres

Obezite


Bu risk faktörlerini saymakla birlikte çoğu hastada risk faktörü saptanmamaktadır. Bu nedenle yukarıdaki faktörlerin bulunmaması BEN KANSER OLMAM şeklinde yalancı bir güven vermemelidir.



MEME KANSERİNDE KLİNİK BELİRTİLER:


Meme Muayenesi Herkes Yapmalı mı?


Tavsiyemiz: Her bayan adet sonrası bir defa KENDİ KENDİNİ MUAYENE ETMELİ, menapozda olanlar ise yine ay başları veya kendilerine uygun aylık aralıklarla muayenelerini yapmalı , yeni-farklı bir bulgu bulduklarında DOKTORA (MEME CERRAHI) gitmelidir.


ANCAK; korkanlar, bu konuda tedirgin olanlar ayna karşısında kollarını asağıda tutarken ve yukarı kaldırdıklarında meme başı veya cildinde çekilmeyi kontrol ederek de bu muayeneyi yapabilirler.



Bulgular Nelerdir?

- Meme derisinde kalınlaşma , kızarıklık

- Meme başında iyileşmeyen yaralar

- Meme başından kanlı akıntı

- Koltuk altında ele gelen sertlik



MEME KANSERİNDE TANI YÖNTEMLERİ


Mamografi: Genelde meme kanseri taraması için kullanılır. Mamografide görüntü düşük doz x-ışını kullanılarak alınır. Görüntü alırken meme dokusunun bir miktar sıkıştırılması gerekir. Son zamanlarda tercih edilen en iyi mamografi Digital mamografidir. Normal çekilen mamografiden farkı görüntünün daha net ve meme dokusundaki anormallikleri gözle görülebilir hale dönüştürmesidir.Yoğun memelerde avantajı vardır. En önemli katkısı mikrokalsifikasyonlar gibi bulgulara tanı koymamıza yardımcı olmasıdır. Öncü bulgu olan, çok erken evrede yakalanmayı sağlayan Mikrokalsifikasyonları hiçbir yöntem MAMOGRAFİ gibi gösteremez. Meme kanseri tanısında kullanılan en iyi ve tek yöntemdir. Daha yeni bir yöntem ortaya konulmamıştır. MR ve Ultrasonografi yerini alamaz. Uzun süre çekilmesinin ve rutin HER YIL yapılmasının kanser yaptığı ile ilgili görüşler YANLIŞTIR, bilimsel değildir. Bu konuda kafa karıştıran yorumlar yapan konuşan doktorlar ,profesörler MEME konu ile ilgisi olmayan meme hastası muayene etmeyen, teşhis ve tedavi etmeyen insanlardır (biri kardiologdur, biri akciğer uzmanıdır). Kendi uzmanı olmadıkları alanlarla ilgili konuşmak çok yanlış bir davranıştır.


Meme Ultrasonu: Ses dalgaları kullanılarak vücudun bir bölümünü görüntülemek amacı ile kullanılır. Meme dokusundan yansıyan ses dalgaları resme dönüşür. ZARARI YOKTUR .Ele gelmeyen kitlelerin tespiti için önemli bir tanı koyma yöntemidir. Mamografiye yardımcı bir yöntemdir. Meme dokusu içinde görülebilen ya da görülemeyen kitlelerİ , içeriklerini (kist-içi dolu-soid) ve sınırlarını daha iyi gösterir (düzenli sınır: iyi huy, düzensiz sınır: kötü huylu). Lezyonun iyi ya da kötü huylu olduğunu tarif eder, deneyimli ellerde yüksek doğruluk oranına sahiptir, ancak %100 değildir. Her yöntemde olduğu gibi Tecrübe eksikliğine bağlı yanılgıları görmekteyiz, bu durum hastaların gecikmesine yol açabilmektedir.

Ayrıca koltuk altı lenf bezi durumunu gösteren en BAŞARILI inceleme, iyi yapılmış bir Aksilla Ultrasonografisidir. Dikkatli ve Uygun genişlikte vakit verilerek yapılması gereklidir.


Manyetik Rezonans (MR): Özellikle YOĞUN MEME YAPISI olan kadınlarda görüntü alınmasınde ve tanı konulmasında yardımcıdır. Sanıldığının aksine radyasyon içermez. Yoğun meme yapısı olan hanımlarda Mamografi ve ultrason yeterli görülmezse Meme MR da istenir.

Meme kanserli hastada , memenin tamamını almadan sadece tümörlü bölgeyi almak-memeyi yerinde bırakmak için kanserli alanın dışındaki bölgelerin daha iyi incelenmesi/ başka odakların araştırılması / karşı memenin incelenmesi Meme MR ile yapılır.

Ayrıca aile riski ve yoğun memesi olan hanımlarda mamografiye ilave olarak tarama amaçlı kullanılmaktadır.

**MR gerekip gerekmediğine Meme cerrahınız ve Radyoloğunuz karar verecektir.

Çekilen MR' ın doğru teknik ile çekilmesi, deneyimli Radyolog ve Meme Cerrahı tarafından değerlendirilmesi çok önemlidir. MR ın da yanlış olarak bazı görüntüler verebileceği bilinmektedir. Bu hataların azaltılması için hastaya tekrar ultrason ile bakılması gerekebilir


Duktografi (Galaktografi): Meme başından akıntı gelen kanala bir ince bir kanül yerleştirilir, kontrast madde verilerek Mamografi çekilir, akıntı gelen kanalın görüntüsü alınır. İçinde polip gibi uzantı yapan papillom varlığı araştırılır.

Hatalı görüntüler verdiği ve ağrılı bir işlem olduğu için tercih etmemekteyiz. Ayrıca yeni nesil ultrason kanal içini göstermede çok başarılı olduğu için DENEYİMLİ ELLERDE meme başı akıntılarında SON DERECE BAŞARILI sonuçlar vermektedir.


İnce İğne Aspirasyon Biopsisi (İİAB):

Bir enjektör-iğne yardımı ile meme cildinden girilerek kitleden hücreler alınır (iyi huylu kitleden de, kötü huylu kitleden de İİAB yapılabilir). Yeterli hücre alınırsa %95 doğru sonuç verir. **HİÇ BİR ZARARI YOKTUR, HASTALIĞIN YAYILMASINA YOL AÇMAZ.


Kalın İğne(Kor) Biopsisi-TRU-CUT:

Daha kalın bir iğne ile lokal anestezi yapılarak tümörden doku parçası alınır. Alınan numune daha büyük olduğu için tümör hakkında daha çok bilgi verir. Doğru yerden alınırsa %98 doğru sonuç verir.


Vakum Yardımlı Biopsi:

Vakum yardımıyla, kalın iğne kullanılarak daha büyük doku parçası alınır. Özellikle Mikrokalsifikasyon dediğimiz Mamografide görülen, ultrason ile görülmeyen kanallardan doku almada kullanılır. Mamografi veya MR altında gerçekleştirilir.


Cerrahi Biopsi:

Küçük bir operasyonla kitleden parça almaya denir.



MEME KANSERİNDE TEDAVİ:


Amacımız kanseri en doğru şekilde tedavi etmektir. Bu amaçla Ameliyat – Kemoterapi - Hormonoterapi - Radyoterapi kullanılır.Hastaların yaşı, kanserin evresi - cinsine göre bu tedavilerden biri-ikisi, tek başına veya üçü birlikte kullanılır. Amacımız hastalığın memede ve vücutta tekrarını önlemek, oldukça çok azaltmaktır. Son yıllarda geliştirilen ilaçlarla meme kanserinin tedavisinde çok başarılı olmaktayız. MEME KANSERİ KORKULACAK BİR HASTALIK OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR.



CERRAHİ TEDAVİ – AMELİYAT



1- Meme Koruyucu Cerrahi - Segmental Mastektomi:


Kanserli kitlenin çevresindeki 2-5 mm. lik meme dokusu ile birlikte çıkarılmasına denir. Memenin bir ağacına sınırlı kanserlerde (bir memede yaklaşık 10 ağaç vardır) yapılır. Çok güvenli bir tedavi şeklidir. Bu hastalarda **MEME ALINARAK DAHA İYİ TEDAVİ SAĞLANAMAZ .



2- Mastektomi - Modifiye Radikal Mastektomi:


Meme dokusunun tamamı, CİLDİ VE MEME BAŞI İLE BİRLİKTE ÇIKARILIR. Birkaç ağacın hastalandığı, geniş meme kanserlerinde yapılır.



3- Meme Cildi ve Meme Başı Koruyucu Mastektomi + SİLİKON konulması :


Hastanın da onayı alınarak boşaltılan memeye SİLİKON konularak memenin eski görüntüsüne YAKIN bir görüntü sağlanabilmektedir. KAS ARKASINA, CİLT ALTINA veya YAPAY DOKULAR ARKASINA KONULABİLİR. Memenin yapısına göre karar verilir.

**Hastaların %5-10 'u bazen silikonun çıkarılmasını gerektiren sorunlar ile karşılaşılabilir.

**Silikon konulan hastalar gerekirse Radyoterapi alabilir.


4- Sentinel Lenf Bezi-Bekçi Bez Biopsisi:


Kanser hücrelerinin yayılmaya başladıkları, koltuk altındaki ilk lenf bezlerine sentinel lenf nodları denir. Ameliyattan önce meme başı arkasına veya cilt altına mavi bir boya enjekte edilir , boya cilt altındaki lenf kanalları ile koltuk altındaki en yakın lenf bezine gider ve maviye boyar (sentinel lenf bezi). Bu lenf bezi ameliyatta çıkarılır ve patolog ameliyat esnasında acilen lenf nodunu inceler. Sentinel lenf nodunda kanser hücresine rastlanılmaz ise daha çok lenf bezi çıkarılmasına gerek kalmaz. Böylece hastalarda kol şişmesine engel olunur.



RADYOTERAPİ


Meme kanseri nedeniyle sadece kanseri alinan , memesi yerinde bırakılan hastaların memesine Radyoterapi verilir. Amacı o memede yeniden tümör oluşumunu ÖNEMLİ ÖLÇÜDE engellemektir. 18-28 gün hafta sonları hariç, akciğer filmi çeker gibi yaklaşık 5 dakika ışın verilir. Ciltte hafif şişlik - kızarıklık bazen de güneş yanıkları gibi yanıklar oluşabilir.

Memenin alındığı hastalarda da GEREKİRSE Radyoterapi yapılabilir.



KEMOTERAPİ:


Kemoterapi damar yoluyla vücuda anti-kanser ilaçlarının verilmesidir. Damar yolu ile verildiği için hem memedeki, hem koltuk altı lenf bezlerindeki, hem de varsa vücuda yayılmış olan kanser hücrelerini öldürmede etkili olur. Bazı evrelerde Ameliyattan önce yapılır, kanseri küçültmek - koltuk altı lenf bezlerini tedavi etmek amacı ile kullanılır.



HORMONOTERAPİ:


Bazı hormonlar vücutta kanser hücrelerini tetikler ve kanserin yayılmasını hızlandırır. Meme kanseri hücrelerinin bir kısmı östrojen ve progesterona duyarlı hormon reseptörleri içermektedirler. Kanser hücreleri östrojene karşı duyarlı ise (ER+), progesterona karşı duyarlı ise (PR+) denir. ER+ ya da PR+ meme kanseri hücreleri büyümek için östrojene ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle bu tip kanserlerde ağız yoluyla anti-östrojen haplar kullanılır. En yaygın kullanılan anti-östrojen ajan Tamoxifen ve Aromatoz İnhibitörleridir.